Su insan hayatı için vazgeçilmez olduğu kadar, bizi çevreleyen tabiat ve canlıların hayatı için de en temel ihtiyaçtır. Bol olduğunda suyun kıymetini anlayamayız ama suyun yokluğu ölüm demektir. Kalori içermeyen su, vücudun en yüksek oranda gereksinim duyduğu besin maddesidir. Her vücut hücresi, dokusu, organı hayati işlevlerini sürdürürlerken mutlaka suya ihtiyaç duyarlar.
İnsan vücudundaki su oranı, yaşa ve cinsiyete göre değişmektedir. Vücudumuzdaki su oranı yaşımız ilerledikçe azalmakta ve yerini yağ dokusu almaktadır. Örneğin yeni doğan bir bebeğin vücudundaki su oranı % 80 iken, yetişkinlerde bu oran; erkeklerde % 55-60, kadınlarda ise % 50-55 civarındadır.
Özellikle, yazın su tüketimi çok önemlidir ve beslenme uzmanları tarafından sıvı gıda tüketilmesi şiddetle tavsiye edilir. Bunun nedeni ise vücudun, aşırı sıcak ortamlarda terlemeyle birlikte su, tuz ve mineral besinleri kaybetmesidir.
Vücuttan su, terleme, nefes alıp verme, dışkı ve idrar yolu ile atılır. Bitki örtüsü ve içindeki hayvan topluluklarının yaşamı da elbette suya bağlıdır. İçme suyu olarak kullanımı dışında da su, gündelik hayatımızın vazgeçilmez bir öğesidir; vücudumuzun ve yaşadığımız mekânların temizliği de yine temiz suya bağlıdır; su ile kirlerden arınıyor, vücudumuzu ve ruhumuzu dinlendiriyoruz.
Hayatımızın sürekliliği için bu denli önemli olan sıvıyı su, meyve ve meyve suları, süt, ayran, çay, kahve gibi besinlerden karşılamaya çalışırız. Ancak temiz, berrak ve içinde sağlığa zararlı maddeler barındırmayan suyun yerini hiçbir içeceğin tutmasının mümkün olmadığı uzmanlar tarafından sıkça dile getirilmektedir. Yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için vücuttan kaybedilen suyun gün içinde mutlaka yerine konulması gerekiyor.
Su biyolojik bir çözücüdür ve vücutta gerçekleşen kimyasal tepkimelere katılır; bu çözücü rolüyle vitaminlerin ve minerallerin hem vücutta taşınmasını, hem de çözülmesini sağlar.
Besinlerin sindirilmesini sağlar.
Canlıların vücudunda taşıyıcı ortam olarak görev yapar.
Metabolizma sonucu ortaya çıkan birçok zararlı atığın seyreltilmesinde ve atılmasında rol oynar, dolayısıyla vücudun temizlenmesinde önemli bir görevi vardır.
Su vücut sıcaklığının düzenlenmesinde çok önemli bir rol oynar.
Derinin nemlenmesini sağlar.
Böbreklerin çalışmasını kolaylaştırır.
Kayganlaştırıcı bir madde olması nedeniyle birçok organın gerektiği gibi çalışmasını sağlar.